benzersiz

s. 惟一的, 独一无二的, 举世无双的: Benzersiz bir iş başardı. 他完成了一项创举。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • benzersiz — sf. Benzeri olmayan, eşsiz Zübeyde Hanım da her ana gibi oğlunu eşsiz, benzersiz bir insan görmektedir. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • benzersizleşmek — nsz Benzersiz bir duruma gelmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • benzersizlik — is., ği Benzersiz olma durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bireylik — is., ği, top. b. 1) Bir kimseyi dış gözlemciler gözünde benzersiz, tek kılan özellikler veya bunların tek biçimi 2) fel. Bireyi benzerlerinden ayıran niteliklerin bütünü Sorunları ve titreşimleriyle, çok gelişkin bireyliğiyle bir insan... S.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • nazirsiz — sf. Benzersiz, eşsiz Evvelce nazirsiz güzel olması lazım gelen yüzü, artık buruşmuş... R. E. Ünaydın …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • teferrüt — is., dü, esk., Ar. teferrud 1) Tek, yalnız olma, herkesten uzaklaşarak yalnız kalma 2) Benzeri bulunmama, benzersiz olma, sivrilme …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bîbedel — (F. A.) [ لﺪﺑ ﯽﺑ ] eşsiz, benzersiz …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • bîhemtâ — (F.) [ ﺎﺘﻤه ﯽﺑ ] benzersiz …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • bîmisâl — (F. A.) [ لﺎﺜﻡ ﯽﺑ ] benzersiz …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • bînazîr — (F. A.) [ ﺮﻴﻈﻥ ﯽﺑ ] benzersiz …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • ADÎM-ÜN NAZÎR — Eşi, benzeri olmayan. Eşsiz. Benzersiz …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.